Mide Reflüsü Ameliyatı

Gastroözofageal reflü hastalığında cerrahi tedavi her hastada gerekli değildir. Öncelikle yakınmaların gerçekten reflüden kaynaklandığının ortaya konması, yemek borusu ve mide arasındaki anatomik yapının değerlendirilmesi ve uygulanacak tedavinin kişiye göre planlanması gerekir. İlaç tedavisi ve yaşam tarzı düzenlemelerine rağmen belirgin yakınmaları devam eden, özellikle mide içeriğinin ağza gelmesi gibi regürjitasyon şikayetleri bulunan veya reflüyle birlikte belirgin anatomik sorunları olan uygun kişilerde mide reflüsü ameliyatı bir tedavi seçeneği olarak değerlendirilebilir.

Cerrahinin temel amacı yalnızca mide asidini azaltmak değildir. Asıl hedef, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasını engellemeye yardımcı olan antireflü bariyerin anatomik olarak yeniden düzenlenmesidir. Bu nedenle ameliyat kararı öncesinde doğru tanı ve uygun hasta seçimi, uygulanacak cerrahi teknik kadar önem taşır.

Mide Reflüsünde Ameliyat Ne Zaman Gündeme Gelir?

Cerrahi seçenek, reflü hastalığının objektif olarak doğrulandığı ve mevcut bulguların ameliyattan yarar görme ihtimalini desteklediği kişilerde değerlendirilir. Sadece mide yanması yaşanması veya uzun süre mide koruyucu ilaç kullanılması tek başına ameliyat nedeni değildir.

Özellikle tedaviye rağmen belirgin regürjitasyonun devam etmesi, yemek borusunda reflüyle ilişkili önemli değişiklikler bulunması veya reflüye eşlik eden hiatal herni gibi anatomik problemlerin saptanması durumunda reflü cerrahisi gündeme gelebilir. Uzun dönem ilaç tedavisi ile cerrahi seçenekler arasında karar verilirken kişinin beklentileri, genel sağlık durumu ve tetkik sonuçları birlikte ele alınır.

Her Reflü Hastasına Ameliyat Yapılır mı?

Hayır. Reflüye benzeyen yakınmalar farklı yemek borusu ve mide hastalıklarında da görülebileceği için yalnızca belirtiler üzerinden cerrahi kararı verilmez.

Örneğin endoskopisi normal olan bir kişide reflü tamamen dışlanmış sayılmaz; ancak bu durumda gerekli görüldüğünde pH ölçümü gibi yöntemlerle reflünün objektif olarak gösterilmesi önem kazanabilir. Cerrahinin etkili olabilmesi için tedavi edilen problemin gerçekten gastroözofageal reflü olduğundan mümkün olduğunca emin olunması gerekir.

Reflü Ameliyatından Önce Yapılan Değerlendirmeler

Ameliyat öncesindeki amaç yalnızca reflünün varlığını göstermek değildir. Yemek borusunun çalışma özelliklerinin, gastroözofageal bileşkenin anatomisinin ve varsa mide fıtığının da değerlendirilmesi gerekir.

Endoskopi

Üst gastrointestinal sistem endoskopisi yemek borusu, mide ve geçiş bölgesinin doğrudan değerlendirilmesini sağlar. Yemek borusunda reflüye bağlı hasar, özofajit, Barrett özofagusu açısından şüpheli değişiklikler ve hiatal herni gibi anatomik durumlar bu inceleme sırasında değerlendirilebilir.

Bununla birlikte endoskopinin normal olması reflüyü tek başına dışlamaz. Özellikle endoskopide belirgin reflü bulgusu olmayan ancak cerrahi tedavisi düşünülen kişilerde başka testlere ihtiyaç duyulabilir.

24 Saatlik pH ve pH-İmpedans Ölçümü

Yemek borusuna ne sıklıkta ve ne kadar süreyle reflü gerçekleştiğini değerlendirmek için pH ölçümlerinden yararlanılabilir. pH-impedans incelemesi ise asidik olmayan reflü ataklarının da değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.

Bu testler özellikle reflü tanısının objektif biçimde doğrulanması gereken durumlarda önem taşır. Ameliyat öncesinde hangi testlerin gerekli olduğu kişinin endoskopi bulgularına ve yakınmalarının özelliklerine göre belirlenir.

Özofagus Manometrisi

Özofagus manometrisi, reflünün varlığını tek başına teşhis eden bir yöntem değildir. Temel amacı yemek borusunun kasılma ve hareket fonksiyonlarını değerlendirmek ve cerrahi planlamayı etkileyebilecek belirgin motilite bozukluklarını araştırmaktır.

Yemek borusunun besini mideye doğru taşıma kapasitesinin bilinmesi, uygulanacak antireflü işlemin planlanmasında önem taşıyabilir. Güncel değerlendirmelerde manometri yanında uygun merkez ve hastalarda farklı fonksiyonel yöntemler de kullanılabilmektedir.

Reflü Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Cerrahi günümüzde çoğunlukla küçük kesilerden gerçekleştirilen laparoskopik reflü ameliyatı yöntemiyle uygulanabilir. İşlemin ayrıntıları hastanın anatomisine ve eşlik eden problemlere göre değişse de temel hedef gastroözofageal bileşkenin antireflü fonksiyonunu desteklemektir.

Genel olarak ameliyat sırasında:

  1. Mide ile yemek borusunun birleşim bölgesi değerlendirilir.
  2. Midenin göğüs boşluğuna doğru yer değiştirdiği bir hiatal herni varsa gerekli onarım yapılır.
  3. Diyaframdaki yemek borusunun geçtiği açıklık uygun şekilde düzenlenir.
  4. Sonraki aşamada fundoplikasyon oluşturularak antireflü bariyer desteklenir.

Bu nedenle kapalı reflü ameliyatı yalnızca halk arasında ifade edildiği biçimiyle mide kapağını sıkılaştırmak değildir. Diyafram, yemek borusunun alt bölümü, mide ve varsa fıtık birlikte değerlendirilir.

Fundoplikasyon ve Antireflü Bariyer

Midenin fundus adı verilen üst bölümü kullanılarak yemek borusunun alt kısmı çevresinde yeni bir destek oluşturulmasına fundoplikasyon adı verilir. İşlem, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasını mekanik olarak azaltmayı amaçlar.

Asit baskılayıcı ilaçlardan farklı olarak cerrahi yaklaşım doğrudan mide asidi üretimini durdurmayı hedeflemez. Gastroözofageal bileşkenin anatomik antireflü fonksiyonunu güçlendirmeye yönelik çalışır.

Fundoplikasyonun farklı teknikleri bulunur. Hangi tekniğin tercih edileceği yemek borusunun hareketleri, hastanın anatomisi, mevcut şikayetler ve cerrahi değerlendirmeye göre belirlenebilir.

Nissen Fundoplikasyon

Nissen fundoplikasyon, midenin fundus bölümünün yemek borusunun alt kısmı çevresinde yaklaşık 360 derece olacak biçimde düzenlendiği tam fundoplikasyon yöntemidir.

Uzun süredir kullanılan bir cerrahi yaklaşım olmakla birlikte her reflü hastasına mutlaka Nissen yapılması gerektiği şeklinde bir kural yoktur. Hastanın fonksiyonel değerlendirmesine göre kısmi fundoplikasyon yöntemleri de tercih edilebilir.

Nissen ve Toupet Fundoplikasyon Arasındaki Farklar

Toupet fundoplikasyon genellikle yemek borusunun alt bölümünün yaklaşık 270 derece arka kısmını çevreleyen kısmi fundoplikasyon tekniğidir.

Özellik

Nissen

Toupet

Fundoplikasyon tipi        

                  Tam

                    Kısmi

Yaklaşık sarım

                  360°

                    270° posterior

Amaç

                  Antireflü bariyer

                    Antireflü bariyer

Teknik seçimi

                  Hasta özelinde

                    Hasta özelinde

Teknik seçim bu nedenle yalnızca reflünün şiddetine göre yapılmaz. Kısmi (Toupet) fundoplikasyonun Tam (Nissen) fundoplikasyona göre bazı avantajları bulunmaktadır. Kısmi fundoplikasyonda ameliyat sonrası gaz ve şişkinlik problemi daha az olmaktadır. Ayrıca ameliyat sonrası darlık gibi bir problem Toupet fundoplikasyonda daha az görülmektedir.  Bunun yanında iki ameliyat tekniğinin antireflü koruyucu etkisi benzerdir.   Yukarıda belirttiğim nedenlerden dolayı, biz de ameliyat tekniğimizde uzun yıllardır  Toupet fundoplikasyon (kısmi sargı) tekniğini tercih etmekteyiz.

Mide Fıtığı ile Reflü Arasındaki Cerrahi İlişki

Mide fıtığı ve reflü aynı hastalık değildir ancak birbirleriyle ilişkili olabilir. Diyaframda yemek borusunun geçtiği açıklığın genişlemesi ve midenin bir bölümünün göğüs boşluğuna doğru yer değiştirmesi, normal antireflü bariyerin çalışmasını etkileyebilir.

Bu nedenle reflü cerrahisi planlanan bir kişide mide fıtığı ameliyatı da aynı cerrahi planın parçası haline gelebilir. Mide normal anatomik konumuna getirilir ve diyaframdaki açıklık gerekli şekilde onarılır.

Bununla birlikte her hiatal herni ameliyat gerektirmez. Fıtığın büyüklüğü, oluşturduğu belirtiler, reflüyle ilişkisi ve diğer klinik özellikler birlikte değerlendirilir.

Reflü Ameliyatının Süresini Neler Belirler?

Ameliyat için herkese uyan sabit bir süre vermek doğru değildir. Fıtığın büyüklüğü, anatomik özellikler, daha önce geçirilmiş karın ameliyatları ve uygulanacak cerrahi yöntem operasyon süresini etkileyebilir.

Basit bir anatomik durumda uygulanan fundoplikasyon ile büyük bir hiatal herninin onarımını gerektiren ameliyat aynı sürede tamamlanmayabilir. Bu nedenle süre bilgisi cerrahi plan oluşturulduktan sonra daha anlamlı hale gelir.

 

 

Reflü Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Ameliyatın ardından ilk dönemde yemek borusu ile mide birleşim bölgesinde ödem oluşabilir ( Fundoplikasyon oluşturulurken atılan dikişlerden dolayı) Bu nedenle reflü ameliyatı sonrası beslenmeye ve günlük aktivitelere kademeli geçiş yapılması gerekebilir.

Erken dönemde hafif yutma güçlüğü, dolgunluk, gaz veya şişkinlik hissi görülebilir. Kısmı fundoplikasyon (Toupet) bu şikayetler çok daha az görülür. Bu yakınmalar yeni oluşturulan antireflü bariyere ve bölgedeki geçici ödeme uyum süreciyle ilişkili olabilir. Özellikle ilerleyen veya sıvıları dahi yutmayı güçleştiren şikayetler ise ayrıca değerlendirilmelidir.

Günlük yaşama dönüş zamanı herkes için aynı değildir. Yapılan işlemin kapsamı, kişinin genel sağlık durumu ve iyileşme süreci bu süreyi etkiler. Genellikle hastalar ameliyattan  1 gün sonra taburcu olabilir ve 2-3 gün içinde tamamen normal yaşantısına döner.

Ameliyat Sonrası Beslenmede Temel İlkeler

İlk dönemde yemek borusu-mide bileşkesine gereksiz yük bindirmemek amacıyla beslenmenin kademeli olarak düzenlenmesi gerekebilir. Reflü ameliyatı sonrası beslenme planında uygulanacak basamaklar cerrahi tekniğe ve kişinin toleransına göre değişir.

Genellikle önem verilen noktalar şunlardır:

  • Küçük lokmalar tüketmek
  • Besinleri iyi çiğnemek
  • Yavaş yemek
  • Öğünleri küçük tutmak
  • Gazlı içeceklerden erken dönemde kaçınmak
  • Hava yutmayı artırabilecek hızlı yeme davranışını azaltmak

Sıvıdan daha kıvamlı besinlere geçiş kişisel toleransa göre kademeli biçimde planlanabilir.

Reflü Ameliyatının Olası Riskleri

Her cerrahi girişimde olduğu gibi antireflü cerrahisinde de istenmeyen durumlar gelişebilir. Bu nedenle reflü ameliyatı riskleri hasta bilgilendirmesinin önemli bir parçasıdır.

Fundoplikasyon sonrasında görülebilecek sorunlar arasında geçici veya daha uzun süren yutma güçlüğü, gaz ve şişkinlik, geğirmekte zorlanma ve bazı kişilerde yeniden reflü yakınmalarının gelişmesi bulunabilir. Daha seyrek durumlarda anatomik sorunların değerlendirilmesi veya yeniden cerrahi girişim gerekebilir.

Burada riskleri sıfıra indiren bir cerrahi teknik olmadığı gibi bu problemlerin her hastada gelişeceği de düşünülmemelidir.

Ameliyat Sonrası Yutma Güçlüğü

Cerrahiden sonra erken dönemde ortaya çıkan yutma güçlüğü çoğunlukla yemek borusu ve cerrahi bölgedeki ödeme bağlı olabilir. Bu dönemde lokmaların küçük tutulması ve besinlerin iyi çiğnenmesi önem taşır.

Ancak reflü ameliyatı sonrası yutma güçlüğü giderek artıyorsa, uzun süre devam ediyorsa veya sıvı alımını bile engelliyorsa olağan iyileşme sürecinden ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Bu konu aynı zamanda ameliyat öncesi yemek borusu hareketlerinin neden değerlendirildiğini de gösterir. Fundoplikasyon yalnızca reflünün kontrol edilmesini değil, besin geçişinin korunmasını da hedeflemelidir.

Reflü Ameliyatından Sonra Tekrarlama Olabilir mi?

Antireflü cerrahisi reflünün bir daha hiçbir zaman ortaya çıkmayacağını garanti etmez. Uzun vadede bazı kişilerde reflü belirtileri tekrar gelişebilir veya yeniden ilaç kullanımı gerekebilir.

Mide fıtığının tekrarlaması, oluşturulan fundoplikasyonun anatomisindeki değişiklikler ve zaman içerisinde ortaya çıkan farklı faktörler nüksle ilişkili olabilir. Dolayısıyla reflü ameliyatı tekrarlar mı sorusuna, bazı kişilerde uzun dönemde tekrar yakınma görülebilir şeklinde yanıt vermek daha doğrudur.

Tekrarlayan her mide yanması ise ameliyatın bozulduğu anlamına gelmez. Gerekli durumlarda şikayetin kaynağı yeniden değerlendirilir.

İlaç Tedavisi ve Reflü Cerrahisinin Farkı

İlaç ve ameliyat aynı mekanizma üzerinden çalışmaz. Reflü tedavisinde kullanılan asit baskılayıcı ilaçların temel amacı mide içeriğinin asit özelliğini azaltarak yemek borusundaki etkisini kontrol etmektir. Mide reflüsü tedavisi kapsamında cerrahi ise gastroözofageal bileşkenin anatomik antireflü bariyerini yeniden düzenlemeyi amaçlar.

Yaklaşım

Temel Hedef

İlaç tedavisi

Asit etkisini azaltmak ve belirtileri kontrol etmek

Antireflü cerrahi                           

Mide içeriğinin geri kaçmasını azaltacak anatomik bariyeri desteklemek

Bu nedenle tedavi tercihi yalnızca ilaç kullanmak isteyip istememeye göre yapılmaz. Tanı bulguları, anatomik durum ve cerrahiden beklenen yarar birlikte değerlendirilmelidir.

Obezitesi Olan Kişilerde Reflü Cerrahisinin Planlanması

Obezite ile gastroözofageal reflü arasında önemli bir ilişki bulunur. Karın içi basıncındaki artış ve gastroözofageal bileşkede meydana gelen değişiklikler reflü gelişimini etkileyebilir.

Belirgin obezitesi bulunan bir kişide standart gastroözofageal reflü ameliyatı planlanırken vücut kitle indeksi ve metabolik sağlık da dikkate alınmalıdır. Bazı hastalarda yalnızca fundoplikasyon yerine obeziteyi de hedefleyen cerrahi seçeneklerin değerlendirilmesi gerekebilir.

Özellikle Toupet-sleeve (sargılı tüp mide ameliyatı) veya gastrik bypass gibi yöntemler belirli obezite ve reflü birlikteliklerinde cerrahi seçenekler arasında değerlendirilebilir. Ancak bu yaklaşım her reflü hastası için uygun değildir ve kişiye özel cerrahi değerlendirme gerektirir.

İstanbul'da Mide Reflüsü Ameliyatı Değerlendirmesi

Şişli ve İstanbul'da reflü ameliyatı açısından değerlendirme yapılırken yalnızca mide yanması veya ilaç kullanım süresine bakılması yeterli değildir. Reflünün objektif olarak doğrulanması, yemek borusunun hareket fonksiyonlarının değerlendirilmesi ve varsa mide fıtığının anatomik özelliklerinin belirlenmesi cerrahi planın temel parçalarını oluşturur.

Cerrahi yöntem de bu veriler doğrultusunda kişiye göre planlanır. Amaç her reflü hastasına aynı ameliyatı uygulamak değil, belirtilerin kaynağını ve anatomik problemi doğru belirleyerek uygun tedavi seçeneğini ortaya koymaktır.

Mide Reflüsü Ameliyatı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Reflü Ameliyatından Sonra Mide İlacı Kullanmak Gerekir mi?

Bazı kişiler ameliyat sonrasında asit baskılayıcı ilaca ihtiyaç duymayabilirken bazı kişilerde ilerleyen dönemde ilaç kullanımı yeniden gerekebilir. İlaç gereksinimi tek başına ameliyatın başarılı veya başarısız olduğunu göstermez.

Fundoplikasyon Sonrasında Geğirmek Mümkün mü?

Fundoplikasyon sonrasında geğirme yeteneği azalabilir veya bazı kişilerde daha zor hale gelebilir. Bu durum gazın midede birikmesine ve şişkinlik hissine katkıda bulunabilir.

Reflü Ameliyatından Sonra Kusmak Zorlaşır mı?

Fundoplikasyon mide içeriğinin yukarı doğru geçişini sınırlandırdığı için kusma bazı kişilerde ameliyat öncesine göre zorlaşabilir. Bunun derecesi uygulanan cerrahi teknik ve kişisel özelliklerle ilişkili olabilir.

Reflü Ameliyatı Sonrasında Kahve İçilebilir mi?

Ameliyat sonrasında beslenme kademeli ilerlediği için kahve gibi içeceklerin ne zaman tekrar tüketileceği kişinin iyileşme sürecine göre değişebilir. Erken dönemde cerrahi ekibin önerdiği beslenme planına uyulması gerekir.

Reflü Ameliyatı Kilo Vermeye Neden Olur mu?

Fundoplikasyon temel olarak kilo verme amacıyla yapılan bir ameliyat değildir. Erken dönemde daha küçük öğünler ve değişen beslenme nedeniyle kilo kaybı görülebilir ancak bu işlemin temel hedefi obezite tedavisi değildir.

Reflü Ameliyatından Sonra Mide Fıtığı Yeniden Oluşabilir mi?

Hiatal herni onarıldıktan sonra uzun dönemde yeniden gelişme olasılığı vardır. Fıtığın büyüklüğü, yemek borusunun kısa olması, doku özellikleri ve zaman içerisinde karın içi basıncını etkileyen faktörler nüks üzerinde rol oynayabilir.

Reflü Ameliyatından Sonra Spor Yapılabilir mi?

Yürüyüş gibi hafif fiziksel aktiviteler iyileşme sürecine göre erken dönemde başlayabilirken ağır kaldırma ve karın içi basıncını belirgin artıran aktiviteler için daha kademeli bir dönüş gerekebilir. Aktivite planı yapılan ameliyatın kapsamına ve iyileşme durumuna göre belirlenir.

 

Bu içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşır. Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Yönetmeliği gereğince tanı veya tedavi önerisi niteliği taşımaz. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.
Doç. Dr. Ozan Şen - Obezite ve Diyabet Cerrahisi
Doç. Dr.

Ozan ŞEN

Obezite & Diyabet Cerrahisi

Bariatrik ve metabolik cerrahi odaklı; mide küçültme (sleeve gastrektomi), gastrik bypass ve tip 2 diyabet cerrahisi alanlarında tanı, tedavi ve multidisipliner izlem.

Bariatrik Cerrahi Metabolik Cerrahi Diyabet

Mide Reflüsü Neden Olur?

Reflü hastalığınınen önemli nedenlerinden biri mide fıtığı (Hiatal Herni)’dir. Her insanda göğüs boşluğu ve karın boşluğ...

Mide Reflüsü Nasıl Tedavi Edilir?

Mide reflüsü tedavisi için birçok yol bulunur. Mide reflüsü birçok şekilde tedavi edilebilir. Önemli olan kişinin tedavi...

Mide Reflüsü Tanısı Nasıl Konulur?

Reflü semptomlarına sahipseniz (acı su, yanma) ve bu durum hayat kalitenizi ciddi oranda etkiliyorsa yapılacak iki testl...

Bize Ulaşın!